Şu An Okunan
FilmKoop: Bağımsız Türkiye Sinemasının Seyircisi Var

FilmKoop: Bağımsız Türkiye Sinemasının Seyircisi Var

FilmKoop 2020’de yapılan bir çalıştayda kuruldu. Bu iki yıl içinde gösterimler düzenledi, sineması olmayan şehirlere gitti, maliyeti düşük sinema salonları için danışmanlık yaptı. 18-26 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek SİNEMADA açık hava film şenliği öncesi FilmKoop yönetim kurulu üyesi Önder Özdemir’le kooperatifin faaliyetlerini konuştuk. Özdemir, geleneksel modellerin dışına çıkıldığında bağımsız Türkiye yapımlarının daha fazla seyirciye ulaşabileceği görüşünde.

Öncelikle kuruluş hikâyenizi dinleyelim sizden…

2 Mayıs 2020 tarihinde 15. İşçi Filmleri Festivali kapsamında ‘Film Üretiminde ve Dağıtımında Kooperatifleşme Mümkün mü?’ sorusunu sorduğumuz bir çalıştay gerçekleştirdik. Filmkoop’un kuruluşu bu çalıştay ile başladı diyebiliriz. Bu soruya ‘mümkün’ diye yanıt veren yapımcı ve yönetmen sinemacı dostlarımızla yaklaşık beş ay süren hazırlık toplantıları yaptık. Özellikle bağımsız sinemanın sorunlarını sınıflandırdık ve çözüme ilişkin ipuçlarını konuştuk. ‘Film üretim süreçleri’ ve ‘seyirciye ulaşma olanakları’ gibi başlıklarda kapsamlı raporlar hazırladık. Bağımsız film yapmanın zorlukları ve kooperatif olarak bu konuda yapabileceklerimizi tartıştık. 2020 yılı Ekim ayında yasal süreçleri tamamladık ve FilmKoop olarak faaliyetlere başladık. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşuz. Bir kooperatif olarak meslek birliği, dernek ve vakıflardan farklı olanaklara, avantajlara sahibiz.  

İlk olarak 2021’de gerçekleştirilen SİNEMADA, bu yıl 18-26 Haziran tarihlerinde İstanbul’un üç adasında gerçekleştirilecek.

Filmkoop’un kuruluşunda, sizin de belirttiğiniz gibi ülke çapında alternatif bir dağıtım ağı oluşturulabilir mi sorusu belirleyici. Gelinen noktada çeşitli belediye ve kültür merkezleriyle ortak gösterimler, festivaller düzenlediğinizi görüyor, merakla takip ediyoruz. Bu gösterimler zamanla o alternatif ağın oluşmasını beraberinde getirebilir mi? Böyle bir düşünce ve planlamanız var mı?

Sadece alternatif bir gösterim ağı kurmak amacıyla yola çıkmadığımızı belirtmek isterim. Amacımızı “kriz içindeki sinemanın sorunlarına kolektif olarak müdahale etmek, özellikle bağımsız sinemanın üretim ve gösterim süreçleri ile ilgili sorunlarına çözüm üretmek, bağımsız sinemanın nefes alacağı kanalları açmak” olarak özetleyebiliriz. Bu çerçevede AVM içine sıkışmış olan sinema endüstrisinin mevcut kodları içinde çözüm bulmak yerine alternatiflere yönelmek istiyoruz. Faaliyetlerimizi hep bu çerçevede yürütüyoruz.

İzleyicinin film izleme deneyimini değiştirmenin önemli olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle özel projeler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Adalarda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile SİNEMADA açık hava film şenliğini 2021 yılında gerçekleştirdik. İki adada gösterdiğimiz 12 film hem adalılardan hem İstanbul’daki seyirciden çok fazla ilgi gördü. Örneğin geçen yıl Heybeliada Değirmenburnu’nda müthiş bir manzarada Iciar Bollain’in Yuli filmini ya da Zeynep Dadak’ın Ah Gözel İstanbul filmini izlediler. sinemADA’nın ikincisini, 18-26 Haziran 2022 tarihinde üç adada gerçekleştireceğiz. Almodovar’ın Paralel Anneler’i, Farhadi’nin Kahraman’ı, Zweig uyarlaması Satranç, Hopkins’e Oscar kazandıran Baba, Bergman Adası, bol ödüllü film Kerr, Okul Tıraşı, Bilmemek, Sardunya, Kumbara, Turna Misali gibi filmler gösterilecek. Hüseyin Karabey ile film yapımı atölyesi, Heybeliada doğumlu Petros Markaris ile senaryo masterclass’ı, Gürşat Özdamar ile çocuklar için stopmotion atölyesi, Gülengül Altıntaş ile senaryo, Sefa Öztürk ile pitching, Emine Yıldırım ile yapım süreçleri üzerine atölyeler olacak. Alin Taşçıyan ve Deniz Türkali ile Geçmişten Günümüze Sinemada Kadın başlıklı söyleşi yapılacak. Yirmi filmin yönetmen söyleşileri ile birlikte gösterileceği bu şenliğe İstanbul’dan ve diğer adalardan da katılım olması için özel ek vapur seferi düzenleniyor.

‘Sineması olmayan şehirler’ adında bir projemiz var. Örneğin Ardahan’da bir film şenliği yaptık ve bir kültür salonunun altyapısını iyileştirdik.

Ayrıca ‘Sineması Olmayan Şehirler’ adında bir projemiz var. Örneğin Ardahan’da sinema salonu yok. Ardahan’ı 2021 yılı Ocak ayında FilmKoop’un yönetmen ortakları ile beraber ziyaret ederek bir film şenliği yaptık. Mevcut bir kültür salonunun altyapısını sinema için kabul edilebilir seviyede iyileştirdik ve kalıcı bir altyapı bıraktık. Tüm bunları Ardahan Sinema Topluluğu ile beraber yaptık.

Sinema topluluklarının bağımsız sinema için önemli bir enerji kaynağı olduğuna inanıyoruz. 6 Mayıs 2022 tarihinde Sinema Toplulukları Çalıştayı’nı yaptık. Bu çerçevede kırk adet topluluğa ulaştık. Onların ihtiyaçlarını, temel sorunlarını ve FilmKoop olarak nasıl çözümler üretebileceğimizi konuştuk. FilmKoop içinde Sinema Toplulukları Çalışma Grubu oluşturduk. Örneğin Bandırma’da yaz aylarında gerçekleştirmek üzere bir sinema yaz kampı çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’deki Sinema Toplulukları ile beraberce birçok faaliyeti gerçekleştirmeyi önümüze koyduk.

Belediye gibi kurumların salonlarının iyileştirilmesi, iyi bir sinema izleme deneyimi için kabul edilebilir hale getirilmesi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Ataşehir Belediyesi ile pazar günleri çocuklara özel film gösterimleri projesi gerçekleştiriyoruz.

Ticari sinemaların belirlediği standartların dışında farklı gösterim programları planlıyoruz. Bu nedenle mevcut ‘vizyon modeli’ ile karşılaştırılmayacak gösterim modelleri üzerine konuşuyoruz. Yani halihazırda gösterimler yapan ticari yapıların rakibi olarak görmüyoruz kendimizi. Endüstrinin dayattığı bazı modellerden uzaklaşınca özgürleştiğimizi fark ettik. Son iki yılda tecrübelerimiz gösterdi ki kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak FilmKoop bu konuda birçok olanağa sahip durumda.

Önder Özdemir

Sinema teknolojileri konusunda birtakım çalışmalar yaptığınızı biliyoruz. Teknik danışmanlık konusunu biraz açabilir misiniz?

Bugün endüstrinin tanımladığı çerçevede bir sinema salonu kurmanın maliyetleri çok yüksek. Sadece dijital gösterim için endüstrinin zorladığı DCP sistemi maliyeti on binlerce euro civarında. FilmKoop olarak teknik bir komite oluşturarak gösterim teknolojileri üzerine mühendislik çalışması yaptık. Sektörün profesyonelleri ile görüşmeler yaptık. Bugün salonlara birkaç ekipman markasının distribütörlerinin belirlediği oldukça maliyetli bir ‘mecburi ve pahalı yol’ önerildiğini, bu yolun da sinema salonlarının yaygınlaşmasının önünde engel olduğunu tespit ettik.

Bu arada bugün ticari sinemaların neredeyse yüzde doksanının projektör lamba ömürleri veya cihazı ‘tasarruflu mod’da kullanmaları nedeni ile çok kötü koşullarda film gösterdiğini tespit ettik. Örneğin bugün görüntü yönetmenleri ve renkçiler filmlerini doğru renklerle, birisi Sinematek/Sinema Evi olmak üzere, sadece birkaç salonda izleyebildiklerini; diğerlerinin çok kötü durumda olduğunu belirtiyorlar.

Aslında bağımsız Türkiye sinemasının seyircisi var. Yeter ki bunca yıldır size sunulan çerçevenin biraz dışına çıkalım ve onların filmlere ulaşacağı yeni kanallar açalım.

Bugün geldiğimiz noktada kalitesi kabul edilebilir seviyede olmak üzere salonları oldukça uygun maliyetlerle kuracak, dönüştürecek know-how oluşturduk. Örneğin FilmKoop olarak görüntü kalibrasyon hizmeti veriyoruz. Salon ses sistemi ölçüm ve test hizmetimiz var. Çok uygun maliyetlerle kurulabilecek DCP çözümleri danışmanlığı yapıyoruz. Bugüne kadar birçok vakıf, belediye ve kuruma ücretsiz danışmanlıklar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

Her Pazar Sinematek/Sinema Evi’nde yapılan bağımsız Türkiye sineması gösterimleri, pandemi yasakları sonrası süreçte, özellikle İstanbul merkezli bağımsız sinemacıları tekrar bir araya getirme ve seyirciyle yeniden buluşturma rolü oynadı. Bu gösterimlerdeki izlenimlerinizden biraz bahseder misiniz? Bağımsız sinemacılar kendi geleceklerini nasıl görüyor, temel sorunlarını nasıl tarif ediyor? Seyircinin bağımsız sinemaya yaklaşımı nasıl?

Sinematek/Sinema Evi ile FilmKoop olarak oldukça güzel bir işbirliği başlattık. 2022 Şubat ayından itibaren her pazar akşamı son iki yılda yapılmış, seyirciye yeterince ulaşamamış bir filmi seçtik. Film ekibi ve Filmkoop’tan bir yönetmenin moderatörlüğünde, yine başka yönetmen arkadaşlarımızın da katılımı ile filmi izleyip oldukça güzel sohbetler yaptık. Sorunlar ve çözüm olanakları konuşuldu. Bakanlık desteğinin verilme koşullarının sınırlı olduğu, zor da olsa destek alındığında bile Türk lirasının değerinin hızla düşmesinden kaynaklı olarak desteğin artık ihmal edilecek oranlara düştüğü konuşuldu. Bakanlık desteğine bakarak film üretmenin zorlukları konuşuldu. Bakanlık desteği almadan film yapanların deneyimleri konuşuldu örneğin. Sinematek/Sinema Evi gösterimleri bile bize gösterdi ki izleme deneyimini değiştirdiğinizde çok iyi sonuçlar alıyorsunuz. Seyirci ilgisi çok iyi. Aslında bağımsız Türkiye sinemasının seyircisi var. Yeter ki bunca yıldır size sunulan çerçevenin biraz dışına çıkalım ve onların filmlere ulaşacağı yeni kanallar açalım.

Sinema Toplulukları Çalıştayı, 7 Mayıs 2022’de Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nde düzenlendi. Ülke çapındaki birçok sinema topluluğunun katıldığı buluşma sonrası Kars, Lüleburgaz, Bandırma ve Samsun sinema toplulukları ile Filmkoop temsilcilerinden oluşan bir komite kuruldu.  


Filmkoop’un beş kişiden oluşan yönetim kurulunun dışında bir de ortakları var. Yönetim kurulu bütünüyle erkek üyelerden oluşurken ortaklar arasında kadın sinemacıları da görüyoruz; ağırlıklı olarak kurmaca sinema yönetmen/yapımcıları olsa da belgeselciler ve festivalciler de yer alıyor bu kişiler arasında. İlerleyen süreçte yönetim kurulu yapısı ve ortaklar listesinde dönüşüme ya da genişlemeye gitme gibi bir planınız var mı?

Yönetim kurulunun sadece erkeklerden oluşması bizim de rahatsız olduğumuz, ilk fırsatta çözmek istediğimiz bir konu. Kooperatiflere özgü hem kuruluşunda hem de sonrasında yerine getirmemiz gereken bir takım yasal zorunlulukları var. Kuruluş sırasında Ticaret Odası’nda bizzat bulunmak ve saatler süren bürokrasi ile uğraşmak gerekiyordu. Pandemi koşulları idi. O dönem kuruluş sırasında farklı sebeplerle kadın arkadaşlarımız kurucu ekipte yer alamadılar. Bu nedenle istemediğimiz halde yönetim sadece erkeklerden oluşmuş oldu. Kuruluş sonrasında ortak sayımızı bu anlamda dengeledik. İlksen Başarır, Pelin Esmer, Sefa Öztürk, Dilde Mahalli, Vuslat Saraçoğlu, Işıl Çuhadar ortaklarımız oldu. İlk genel kurulumuzda yönetimde de kadın arkadaşların da bulunması için çaba harcayacağız.

Sinema yasasında yapılan değişiklerle kültür merkezi ve festival gibi alanlarda yapılan özel gösterimlerde eser işletme belgesi zorunluluğu kalkarken, bu gösterimlere 18+ sınırlaması getirildi. Kurmaca filmler vizyona girebilmek için halihazırda eser işletme belgesine başvurmak zorunda; öte yandan bu değişikliğin belgesel filmler için bir avantaj sağladığını söyleyebilir miyiz?

Sadece belgesel film yapan ortağımız var. Biz uzun metraj kurmaca ve belgesel filmlerin gösterimlerini gerçekleştiren, daha fazla izleyiciye ulaşması için faaliyetler yapan bir kooperatifiz. Programlarımızda film seçerken belgesel ve kurmaca filmler seçiyoruz. Son zamanlarda çok iyi belgesel filmler yapıldı. Eser İşletme Belgesi zorunluluğunun kalkması avantaj ama diğer taraftan +18 olması önemli bir dezavantaj. Hukuk danışmanlarımızla bu konuda yapabileceklerimizi masaya yatıracağız.

Bugüne kadar yapılan gösterimlerde yerel yönetimler ya da bakanlıkla ilişkili herhangi bir sansür/engelleme vakası yaşandı mı? Siyasi iktidarın ceza “hukuku”yla kendini var ettiği ve buna bağlı olarak günümüzün siyasi koşullarında özellikle sinema üretenler için otosansürün bir hayatta kalma stratejisine dönüştüğü pek çok vakayla karşılaşıyoruz…

Herhangi bir engelleme ile karşılaşmadık. Şimdiye kadar otosansür uygulamadık. Örneğin Sinema Toplulukları ile beraber yürüttüğümüz projelerde programı onlarla beraber yapıyoruz. Böylece birbirimizi dinliyoruz. Bu konuda FilmKoop ortaklarının reflekslerine güveniyoruz.