Şu An Okunan
Sinemacılar Yargılanıyor

Sinemacılar Yargılanıyor

Yargılanan sinemacıların, sinemaya destek veren kültür insanlarının, video-eylemcilerin vb. dava süreçlerine dair kısa kısa haberler. Bu sayfa güncellenmektedir.

Genco Erkal

Hakkında “cumhurbaşkanına hakaret”ten soruşturma açılan usta oyuncu Genco Erkal savcılığa davet edildi. Erkal’ın 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra attığı tweetlerin Emniyet Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na ihbar edildiği ve söz konusu ihbarın beş yıl sonra işleme konulduğu öğrenildi. Bunun üzerine, 20 Ocak 2021’de Erkal’ın Twitter hesabında araştırma yapılmış ve cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştiri içeren, 2016 ve 2020 yıllarından paylaşımları tespit edilerek hakkında soruşturma açılmış. Gazeteci İsmail Saymaz’a “Benim işim bu, 60 yıldan beri politik tiyatro yapıyorum. Çevremde gördüğüm bozuklukları tabii ki eleştireceğim,” şeklinde açıklama yapan Erkal, 19 Nisan 2021’de Çağlayan Adliyesi’ne ifade vermeye gitti. Oyuncular Sendikası gün içinde bir açıklama yayınlayarak, Erkal’ın “sosyal medya hesabından yaptığı eleştirilerin suç olarak görülüp ihbar edilmesini” kabul etmediklerini duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Bürosu’na giderek ifadesini veren Erkal, başkanlık sistemine, insanların düşünceleri yüzünden hapis yatmalarına, doğanın katledilmesine ve yoksulları daha yoksul kılan ekonomik düzene karşı olduğunu dile getirdiğini söyledi ve ekledi: “Paylaşımlarımın neresinde cumhurbaşkanına hakaret görülmüş anlayabilmiş değilim.”

Nilüfer Aydan

1955’ten beri pek çok film ve dizide rol alan tecrübeli oyuncu Nilüfer Aydan, sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle hakkında açılan davada 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı (30 Mart 2021). 80 yaşındaki Aydan’ın, Türkiye’nin 12. cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaretten yargılandığı davada mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Aydan savunmasında bir vatandaş olarak eleştiri hakkını kullandığını söylemiş, avukatı ise müvekkilinin yaşı ve sosyal konumunun dikkate alınmasının gerektiğini belirtmişti. Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın savcısı Aydan’ın 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istemişti. 1958’de Zeki Müren’le birlikte rol aldığı Altın Kafes filmiyle dikkatleri üzerine çeken Aydan, Yasak Aşk (1961), Şehirdeki Yabancı (1962), Düş Gezginleri (1992), Eğreti Gelin (2004) gibi filmlerdeki rolleriyle tanınıyor.

Ruhi Karadağ

Gölge Oyunu (1998) ve Simurg (2011) gibi ödüllü belgesellerin yönetmeni, gazeteci-yazar-fotoğrafçı Ruhi Karadağ annesinin rahatsızlığı sebebiyle geldiği İstanbul’da, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 25 Mart 2021 tarihinde gözaltına alındı. Londra’da yaşamını sürdüren Karadağ’ın ‘terör örgütü propagandası yapmak’ iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi. Karadağ’ın gözaltına alınmasına gerekçe olarak, Faruk Balıkçı ile birlikte yaptığı röportajlardan oluşan ‘Yaralı Yonca’ (2015) adlı kitabının gösterildiği söyleniyor. 25 Mart gecesi emniyet işlemleri tamamlanan Karadağ, çıkarıldığı savcılık tarafından yurtdışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı. Karadağ’ın iddianame ve mahkeme süreciyle ilgili gelişmeleri aktarıyor olacağız.

Osman Kavala

23 Mart 2021: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun Osman Kavala’nın “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine” ilişkin 29 Aralık 2020 tarihli kararı Resmî Gazete’de yayınlandı. Gezi Direnişi’ne ilişkin davada tahliyesi ve beraatine karar verilmesinin hemen ardından casusluk suçlamasıyla tutuklanan Kavala, Anayasa Mahkemesi’ne bu hukuksuz uygulamanın iptali için bireysel başvuruda bulunmuştu.

5 Şubat 2021: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla Osman Kavala’ya açılan davanın, beraat kararları istinaf mahkemesince bozulan Gezi Eylemleri davasıyla birleştirilmesine karar verdi. Davaya, beraat kararından sonra üyeleri de değişen İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bakacak.

Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verilen duruşmada, tanık olarak dinlenen Leyla Alaton’a, Osman Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre “Henri Barkey ile Osman Kavala arasında bir ilişkiye şahit oldunuz mu?” diye sordu. Alaton, “Şahit olmadım. İkisini hiçbir zaman bir arada görmedim de duymadım da” dedi. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenci protestolarıyla ilişkili olarak, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilen Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi, Kavala’nın eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra ise duruşma sonrası şu açıklamayı yaptı: “Bu olan biteni bir hukuk süreci olarak yorumlamak imkânsız. 3,5 yıldır süren ve gittikçe ağırlaşan bir eziyet süreci. Cumhurbaşkanının açıklamalarını esefle karşılıyorum, memleketim adına üzülüyorum.” 

18 Aralık 2020: Yeni Film Fonu ile Türkiye’deki belgesel sinemacılara destek sağlayan Anadolu Kültür’ün yönetim kurulu başkanı Osman Kavala’nın 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili suçlandığı davanın ilk duruşması görüldü. Hatırlanacağı üzere, Gezi Eylemleri Davası’nın 18 Şubat 2020’de görülen son duruşmasında beraat eden 10 sanık arasında yer alan Kavala, daha önce tahliye edildiği 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkili bir soruşturmadan dolayı yeniden tutuklanmıştı. Kavala’nın “siyasal ve askeri casusluk” ile suçlandığı bu davanın 18 Aralık 2020 tarihinde, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında, mahkeme Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 5 Şubat 2021’e erteledi. Kavala savunmasında, casusluk suçlamalarının öne sürülmesi için beraat ettiği Gezi Davası’ndaki iddiaların yeniden kullanıldığına dikkat çekti: “Yirmi yıldır ülkemizin çeşitli şehirlerinde gerçekleşen Anadolu Kültür etkinlikleriyle ilgili olarak, bugüne kadar, Valilik, Emniyet, MİT yetkilileri ve savcılar casusluk faaliyeti yapıldığından şüphe etmediler. Buna rağmen iddia makamının bu faaliyetlerde casusluk amacı güdüldüğünü iddia etmesi, ülkemizin devlet kurumlarının işleyişini ve denetim kapasitelerini hafife almak anlamına da gelmektedir.” Kavala savunmasında ayrıca, davada birlikte yargılandığı ABD Dışişleri Bakanlığı eski çalışanı Henri Barkey’le yoğun temasta olduğuna dair hiçbir bulgu olmadığına dikkat çekti. Hatırlanacağı üzere, hakkında yakalama kararı bulunan Barkey, DW Türkçe’ye verdiği söyleşide, Kavala ile sadece ayaküstü sohbet etmişliklerinin olduğunu; herhangi bir proje için bir araya gelmediklerini, telefonda bile görüşmediklerini dile getirmişti. Kavala’nın yargılandığı davaları öncesinde, A Haber ve Yeni Şafak gibi yayın organlarında yapılan haberlerde Kavala ile birlikte kültür dünyasından birçok ismin yanı sıra sinemacılar da hedef gösterilmişti. 

Kavala’nın 18 Aralık 2020’deki duruşmada yaptığı savunmanın tam metni için tıklayınız.

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen

Müjdat Gezen ve Metin Akpınar hakkında, bir televizyon programında sarf ettikleri sözler vasıtasıyla “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlemekten 4’er yıl 8’er aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. 1 Mart 2021 tarihinde yapılan duruşmada iki usta oyuncunun ayrı ayrı beraatlerine karar verildi.

Gezi Eylemleri Davası

1 Şubat 2021: İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, beraat kararları istinaf mahkemesince bozulan Gezi Eylemleri Davası’nda, aralarında Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater’in de olduğu 8 sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı verdi.

22 Ocak 2021: İstinaf Mahkemesi, Gezi Eylemleri Davası’nda aralarında Osman Kavala ve film yapımcısı Çiğdem Mater’in de bulunduğu dokuz kişi hakkında verilen beraat kararını bozdu. İstanbul Bölge Adliye Mah. 3. Ceza Dairesi’nce “eksik delillerin sağlanması ile yargılamanın devamı”na hükmedildi.

Ne olmuştu?

Türkiye’de belgesel yapımını destekleyen sayılı fonlardan biri olan Yeni Film Fonu dahil birçok kültür projesini hayata geçiren Anadolu Kültür’ün yönetim kurulu başkanı Osman Kavala’nın, sinemacı Çiğdem Mater, oyuncular Memet Ali Alabora ve Ayşe Pınar Alabora gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yargılandığı Gezi Eylemleri Davası’nın 18 Şubat’ta Silivri’de görülen altıncı duruşmasında Kavala ve yapımcı Çiğdem Mater’in de aralarında bulunduğu 10 sanığın beraatine karar verilmişti. Tutuklu yargılanan Kavala, daha önce tahliye edildiği 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkili bir soruşturmadan dolayı yeniden tutuklanmıştı.

Film yapımcısı Çiğdem Mater ikinci duruşmada yaptığı savunmada, sadece film çekmek istediği için darbeye teşebbüsle suçlandığını ve söz konusu filmin çekilmemiş olduğunu ifade etmiş; “Bu iddianame eğer bir film senaryosu olsaydı mantıksız hataları nedeniyle reddedilirdi ama burada hayatın sinemadan daha kurgu olduğunun göstergesidir,” ifadelerini kullanmıştı. Sanıklar “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan yargılanıyor ve haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan ve iki yıla yakın süredir cezaevinde tutulan Kavala’nın, makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanmış olduğunu vurgulayarak derhal serbest bırakılmasını istemişti.

Veysi Altay / Dicle Anter

Belgeselci Veysi Altay’ın Nûjîn (Yeni Yaşam, 2014) adlı filminin Batman’da gösteriminin yapılması sonrasında açılan dava Şubat 2019’da sonuçlanmıştı. Altay 2 yıl 6 ay, sinemanın o dönemki sorumlusu Dicle Anter ise aynı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kobanê’de IŞİD’e karşı verilen mücadelede yer alan üç kadının hikâyesine odaklanan belgeselin afişi, üzerinde YPG bayrağı bulunması nedeniyle mahkemede “suç unsuru” olarak kabul edilmişti. Gaziantep İstinaf Mahkemesi’nin “suç unsuru yazıları ihtiva ettiği belirtilen afişlerin dosya arasında bulunan renkli suretinin denetime elverişli olmadığı” gerekçesiyle hükmü bozmasının ardından dava, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülmeye başlandı. 16 Temmuz 2020’de yapılan ilk duruşmada Anter ve Altay’ın adli kontrol kararının kaldırılması yönündeki talepleri reddedildi. 17 Kasım 2020 tarihinde gerçekleşen ikinci duruşmada, Anter ve Altay’ın yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması talebi mahkeme tarafından reddedilirken, dava 18 Şubat 2021 tarihine ertelendi. Dicle Anter’in avukatı İzzet Kurtbaş, Anter’in bir belediye çalışanı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini yinelerken, İstinaf Mahkemesi’nin hükmü bozma nedeni olan afişlerin orijinalleri mahkemeye iletilerek incelendi.

Dicle Anter’in Yılmaz Güney Sineması’nın hikâyesini anlattığı yazısını Serbest Kürsü köşemizde okuyabilirsiniz.

Veysi Altay ile yeni filmi Kuyu (Bîr) üzerine yaptığımız söyleşiyi Ses köşemizde okuyabilirsiniz.

Kutbettin Cebe

Roza – İki Nehrin Ülkesi (2016) belgeselinin yönetmeni Kutbettin Cebe’nin, söz konusu film vasıtasıyla “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlandığı dava 4 Kasım 2020 tarihinde sonuçlandı. Cebe hakkında mahkeme 2 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Yönetmenin avukatı kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacaklarını ifade etti.

Kutbettin Cebe’nin konuyla ilgili kaleme aldığı yazıyı Serbest Kürsü köşemizde okuyabilirsiniz.

Fatih Pınar

Bağımsız gazeteci/belgeselci/video-aktivist Fatih Pınar, 2014 Newroz bayramında çektiği bir fotoğrafı #NewrozPirozBe etiketiyle paylaştığı nedeniyle kendisine açılan davada beraat etti. Instagram hesabından konu hakkında açıklama yapan Pınar, 24 Aralık 2019 günü evine sivil polislerin geldiğini, ertesi sabah Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğinde önüne fotoğraf ve video çalışmalarının ekran görüntülerinden oluşan bir dosya konulduğunu belirtti. Çağlayan Adliyesi 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın, 7 Ekim 2020 tarihinde yapılan duruşmasında mahkeme heyeti, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan yargılanan Pınar’ın beraatine karar verdi.

Sırrı Süreyya Önder

Anayasa Mahkemesi, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan hapis cezasına çarptırılan ve 6 Aralık 2018’den bu yana cezaevinde bulunan Sırrı Süreyya Önder’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Sinemacı, yazar ve eski HDP milletvekili Önder, kararın ardından 4 Ekim 2019 tarihinde tahliye edildi.

Ne olmuştu?

Sırrı Süreyya Önder, 2013’te Kazlıçeşme’de düzenlenen Newroz etkinliği esnasında yaptıkları konuşmalar nedeniyle eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’la birlikte hapis cezasına çarptırılmıştı. Önder, 6 Aralık 2018’den 4 Ekim 2019 tarihine kadar cezaevinde tutuldu. Sırrı Süreyya Önder, 25 Eylül 2020 sabahı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2014’te düzenlenen Kobanê eylemlerine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 82 kişi arasında yer alıyordu.

Cezaevinde tutulduğu sırada Önder’le sinema ve siyaset üzerine mektuplaşarak yaptığımız söyleşiye şuradan ulaşabilirsiniz. 

Defne Halman

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın, ‘İsimsizler Hareketi’ soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı verdiği gazeteci, yazar ve sanatçıların arasında, Hayatboyu (2013) ve Masum (2017) gibi yapımlardaki rolleriyle bilinen, tiyatro, sinema, dizi oyuncusu Defne Halman da yer alıyor. Halman daha önce de, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Ankara’da Yüksel Caddesi’nde başlattıkları ‘İşimizi Geri İstiyoruz’ eylemine destek verdiği için 7 Ekim 2017’de gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı.

Kazım Öz

Yönetmen Kazım Öz’ün “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın 28 Nisan 2020’de yapılması kararlaştırılan üçüncü duruşması, adliyelerin Corona önlemleri çerçevesinde kapalı olması nedeniyle 1 Eylül 2020 tarihinde görüldü. Üçüncü duruşmada karara bağlanan davada Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, suçu oluşturacak yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle yönetmen Kazım Öz’ün beraatine karar verdi. Savcılık ise beraat kararına karşı istinaf başvurusunda bulundu. Bir paragraftan oluşan bir istinaf dilekçesi sunduğu bildirilen savcı kararın bozulmasını talep ediyor.

Ne olmuştu?

Son filmi Zer’in (2017) bazı sahneleri filme yapım desteği de vermiş olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sansürlenen Kazım Öz hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla dava açıldı. Öz’ün, 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapsi isteniyor. Yönetmen, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “terör soruşturması” kapsamında Kasım ayında memleketi Dersim’de gözaltına alınmış, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Öz’ün 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davası 1 Ekim’de Dersim’de görülmeye başlandı. İddianamede Öz’ün 2010 yılında yasal bir siyaset akademisinin bazı eğitimlerinde konuşması ve Gezi Parkı’nın yıkılmasına karşı protestolara katılması delil olarak gösterilmekteydi. Kazım Öz, 1 Ekim 2019’da görülen ilk duruşmanın öncesinde sosyal medya hesaplarından bir açıklama yayınlamış, iktidarın başlattığı “cadı avı”nın sanatçıları kapsayacak şekilde büyüdüğünü belirterek “örgüt üyeliği” ile suçlanmasının yaptığı filmlere kesilmek istenen bir ceza olduğunu ifade etmişti. 2010 yılında BDP siyaset akademisi ve Gezi direnişine katılmakla suçlanan Öz’ün 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istenmekteydi.

Çayan Demirel – Malulen Emeklilik 

Bakur (Kuzey, 2015) filmiyle ilgili açılan davada %99 Sürekli Engelli Raporu dikkate alınmayarak 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan yönetmen Çayan Demirel’in malulen emeklilik hakkı davasının ilk duruşması 27 Şubat’ta görüldü. Duruşma öncesi adliye önünde Çayan Demirel’e destek amacıyla toplanan sinemacılar Demirel’in emeklilik hakkının önüne konulan engellerin kaldırılmasını talep ettiler. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’ndan beklenen rapor gönderilmediği için iki kez ertelenen dava, bu raporun gelmesiyle 29 Eylül 2020 tarihinde sonuçlandı. Demirel ve arkadaşlarının 5 yıldır verdiği hukuk mücadelesinin ardından mahkeme Çayan Demirel’in 18 Mart 2015’ten itibaren malulen emekliliğine karar verdi. 

Ne olmuştu?

Demirel’in kalbi 2015 yılının mayıs ayında 15 dakika boyunca durmuş, aylar süren hastane sürecinin ardından yönetmene %99 Sürekli Engelli Raporu verilmişti. Yönetmenin yakınlarının yaptığı malulen emeklilik başvurusu Demirel’in “çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybettiği” ama “yardıma muhtaç olmadığı” yönünde hazırlanan raporla reddedilmiş, ardından Demirel’in yakınları konuyu mahkemeye taşımıştı. 27 Şubat’taki ilk duruşma öncesi adliye önünde Demirel’e destek amacıyla toplanan sinemacıların basın açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti: “Çayan’ın emeklilik hakkının önüne konulan engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz. Arkadaşımız malulen emeklilik hakkını kazanana dek davanın takipçisi olacağız.”

Veysi Altay – Özgür Gündem

Belgeselci Veysi Altay’ın, Özgür Gündem ile dayanışma adına bir günlük nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı için yargılandığı dava 28 Şubat’ta İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Belgeselci Veysi Altay’a “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, Altay’ın bu yönde bir talebi olmamasına karşın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi. Altay daha önce de Yeni Yaşam (Nûjîn, 2015) belgeselinin gösterimi gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Oktay İnce 

16 Ekim 2018’de sosyal medya paylaşımları sebebiyle evi basılıp 20 yıllık arşivine el konulan video-eylemci Oktay İnce’ye “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 25 Şubat’ta, İzmir Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde “yargılanamayan yargılatamaz” yazılı bir kağıt açan Oktay İnce gözaltına alınıp ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Dava 19 Haziran 2020 tarihine ertelendi. Pandemi nedeniyle gerçekleştirilemeyen dava Mart 2021’de görülmeye başlanacak.

Oktay İnce’nin konuyla ilgili kaleme aldığı yazıyı Serbest Kürsü köşemizde okuyabilirsiniz.

Şiyar Dicle

Gazeteci ve görüntü yönetmeni Şiyar Dicle’nin 15 yıl hapis istemiyle yargılandığı dava, 8 Kasım 2019’da görülen duruşmada 11 Mart 2020 tarihine ertelendi. Medyascope.tv çalışanı olan Dicle, daha önce de KHK ile kapatılan Azadî Tv, Hayatın Sesi TV, DİHA gibi kurumlarda gazetecilik yapmış ve Müslümanlaştırılmış Ermenileri anlatan Saklı Haç (2019) belgeselinin görüntü yönetmenliğini üstlenmişti.

Özay Şahin

Sinemacı Özay Şahin, “propaganda-ajitasyon çalışmaları yürütmek” ve “yardım-yataklık” gibi iddialarla 7 yılı aşkın süredir tutuksuz yargılanıyor.  Şahin’e yöneltilen suçlamalar arasında Ben Uçtum Sen Kaldın (2012) belgeselinin çekimleri de yer alıyor. Şahin’in, alt limit 4 yıl 8 ay, üst limit 15 yıl hapis cezası talebiyle yargılandığı davada, en son duruşma 20 Kasım 2019 tarihi görüldü. Dava 24 Mart 2020’ye ertelendi.

Özay Şahin’in konuyla ilgili kaleme aldığı yazıyı Serbest Kürsü köşemizde okuyabilirsiniz.

Ersin Umut Güler

Tiyatro oyuncusu ve yönetmen Ersin Umut Güler, 2014-2017 yılları arasındaki sosyal medya paylaşımları delil gösterilerek açılan davada “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan 1 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında savcılık tarafından ifadeye çağrılan Güler’e “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarından iki farklı dava açılmış, Güler “terör örgütü propagandası yapmak” davasında 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla açılan dava ise 2 Ekim 2019 tarihinde sonuçlandı ve Güler tekrar hapis cezası aldı. Oyuncunun avukatlarının istinaf yoluna başvurması bekleniyor. Ersin Umut Güler, Hile Yolu (2012) ve Misafir (2015) adlı filmlerde de rol almıştı.

Barış İçin Akademisyenler

2016 yılının Ocak ayında “Bu suça ortak olmayacağız!” başlığıyla yayınlanan metni imzaladıkları için “terör propagandası” suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin davalarında alınan beraat kararları büyük bir hızla artıyor. Beraat kararları, Anayasa Mahkemesi’nin 26 Temmuz 2019 tarihinde akademisyenlere verilen hapis cezalarının ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmetmesi üzerine alınmaya başladı. Söz konusu suçlamayla yargılanan binin üzerinde akademisyenin içinde sinemayla da uğraşan pek çok isim var. 2016’da Barış İçin Akademisyenler bildirisine destek verdiklerini açıklayan 433 sinemacı hakkında “suçu ve suçluyu övmek”ten ayrı bir soruşturma da başlatılmıştı.

Ne olmuştu? 

Anayasa Mahkemesi, 2016 yılının Ocak ayında “Bu suça ortak olmayacağız!” başlığıyla yayımlanan metni imzaladıkları için hapis cezası verilen 10 akademisyenin ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermişti. Ayrıca Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, ihlalin ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için karar örneğinin yerel mahkemelere gönderilmesine, başvuruculara 9 bin lira tazminat ödenmesine de hükmetmişti. Kararın haklarında aynı eylemden dava açılmış, aralarında sinema alanında üretim yapan pek çok ismin de bulunduğu bütün akademisyenler için emsal teşkil etmesi beklenmekte.

Orhan Aydın

Pek çok sinema filmi ve TV dizisinde de rol alan usta tiyatro oyuncusu Orhan Aydın, 2017 yılında Kuşadası Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Derneği’nde düzenlenen Sivas Katliamı anmasında yaptığı konuşma nedeniyle ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla yargılandığı davada 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Aydın’ın cezası ertelenmedi.

Çayan Demirel / Ertuğrul Mavioğlu – Bakur

Bakur (2015) belgeselinin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandıkları dava yedinci duruşmasında, 18 Temmuz 2019 tarihinde karara bağlandı. Davanın görüldüğü Batman 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Demirel ve Mavioğlu’na 3’er yıl hapis cezası verdi, “suçun basın yayın yoluyla işlendiği” gerekçesiyle cezayı 4’er yıl, 6’şar aya çıkardı. Ayrıca yönetmenler hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Demirel ve Mavioğlu’nun son savunmalarını yapmalarını beklemeksizin mahkemeden çıkan kararın ardından 20 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul Hill Otel’de düzenlenen basın açıklamasına sinema sektörünün önde gelen isimleri ve milletvekillerinin yanı sıra çok sayıda destekçi katıldı. Oyuncu Nur Sürer’in Bakur Belgeseliyle Dayanışma Platformu adına okuduğu basın açıklamasında kararın “Türkiye’de üretimde bulunan tüm sinemacılara yönelik doğrudan bir ifade özgürlüğü ihlali ve tehdit niteliğinde” olduğu belirtildi.

Cenk Dost Verdi

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açılan ve 2 yıl 6 aylık hapis cezası alan tiyatro oyuncusu Cenk Dost Verdi, denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldı. Ağır Abi (2011) sinema filminde de rol alan Verdi 11 ay cezaevinde yatmış oldu.

Adressiz Sorgular

Anayasa Mahkemesi, Adressiz Sorgular (2006) filmi için 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılan tescil ve kayıt başvurusunun reddedilmesini ifade özgürlüğüne aykırı buldu ve daha önce kabul edilmeyen davanın yeniden açılmasını istedi. Faili meçhul cinayetlere değinen filmin yönetmenler için Ali Gündoğdu Gündoğdu ve Mustafa Demirsoy, başvurularının reddedilmesi ve açtıkları davanın uygun bulunmamasının ardından AYM’ye başvurmuşlardı. 5 Temmuz 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan kararda “Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini” belirten AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için tekrar dava açılmasına ve başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Kararın, benzer sebeplerden yargılanan birçok sinema filmi davasına emsal teşkil etmesi bekleniyor.

Kazım Kızıl

2017’de referandum protestoları sırasında video çekerken gözaltına alınıp üç ay tutuklu kalan video aktivist ve belgeselci Kazım Kızıl’ın davası 11. duruşmasında sonuçlandı. Kızıl, “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” suçundan beraat ederken, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kızıl’ın cezaevinde tutulduğu süreyi göz önünde bulundurarak cezanın infaz edilmeyeceğine hükmetti.

Yunus Ozan Korkut – Benim Varoş Hikâyem

Benim Varoş Hikâyem (2016) filmiyle ilgili Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava Nisan 2019’da sonuçlandı. “Suçu ve suçluyu övmek” iddiasıyla açılan davada filmin yönetmeni Yunus Ozan Korkut ve filmde rol alan beş oyuncu hakkında beraat kararı verildi.