| serbestkürsü

Batman’ın Belleği

“Yılmaz Güney Sineması başlı başına bir dönemin tarihi gibidir,” diyor, sinemanın sorumlusu olarak yıllarca çalışan Dicle Anter. Polis eşliğinde gösterimler, kayyımlar, yanıp kül olan bir sinema, hapis cezaları… Anter’den dinliyoruz.

Yazı: Dicle Anter

Yılmaz Güney Sineması 2005 yılında Batman Büyükşehir Belediyesi tarafından Batman-Hasankeyf Kültür Festivali ile halkın hizmetine açıldı. Açıldığı günden itibaren Batman’da çok önemli bir sosyal faaliyet alanına dönüşen sinema, birçok insanın ortak mekânına dönüştü ve hâlâ birçok kişi orada yaşadığı anıları anlatır, duygulanır. Yılmaz Güney Sineması Batman ve Batman dışından gelenler de dahil olmak üzere ortak bir hafıza mekânıdır.

Yılmaz Güney Sineması açıldığı günden itibaren sinemada birçok belgeseller, bağımsız ve Avrupa sineması filmleri gösterime girdi, başarılı ve önemli festivaller gerçekleştirildi. Onun dışında tiyatrolar, paneller ve konserler düzenlendi. En önemlisi çocukların sinemayla tanışmasına vesile oldu. Çevre köylerden öğrenciler ilk defa sinemaya gelmenin coşkusunu yaşadılar. “Öğretmenim ne kadar büyük televizyon” sözleri hâlâ kulağımdadır. Çocukların sinemaya getirilmesiyle ilgili sorunlar da yaşandı elbette. Sınıflarını sinemaya getirmek isteyen öğretmenlere Milli Eğitim Müdürlüğü’nden izin verilmediğine tanık olduk. “Yılmaz Güney Sineması’na neden götürüyorsunuz? Diğer sinemalara götürün” denildiği ve en sonunda da polis konferans salonlarında çocuklara film gösterimi yapılmaya başlandığı gibi. Son dönemlerde bu baskılar daha da arttı ve yapılan etkinlikler daha sıkı kontrol altına alınmaya başlandı.

Sinemanın yıllar sonra tadilata ihtiyacı olması sebebiyle belediyenin kültür müdürlüğü tarafından tadilat kararı çıktı. Ama maalesef bildiğiniz gibi kayyım ataması oldu ve tadilat askıya alındı. Bu zaman birimi içinde sinema kapalıydı. Ve sonra herkesin bildiği gibi 2017’deki o korkunç yangın sinemayı tamamen kül etti. Sinema ikinci evimiz gibiydi, hâlâ oradan geçerken içimiz sızlar.

(Batman Yılmaz Güney Sineması 30 Ocak 2017’de, resmî açıklamaya göre “elektrik kontağı” sebebiyle yandı.)
Fotoğraf: Emek Bizim İstanbul Bizim

Kayyım gelince yeni bir sinema yapmaya karar verdi, hattâ sinemanın nasıl olacağına dair afişler astı. Bunları yaparken de, ilginçtir, “sinemanın olduğu yere sinema mı, yoksa cami mi yapılsın?” diye bir referandum başlattı. Halk %80 sinema için karar verince de geri adım attılar. En sonunda bütçe yok denilerek vazgeçildi. 2019 yerel seçimlerinde tekrar seçilen Halkların Demokratik Partisi (HDP) ilk icraat olarak sinemanın yerinde yeniden yapılmasına karar verdi ama tekrar kayyım atanınca her şey durdu.

Sinemanın çok yönlü gösterimlerde bulunduğundan bahsettim ve aynı zamanda çoğalan baskılardan da. Bunları fiilen de yaşadım; Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) afişini polislerin indirmesi gibi. Festivallerde birçok belgeseller gösterdik ve galalarını yaptık. Zaten bütün gösterimler polisler tarafından kayıt altına alınır ve kontrol edilirdi. Bazı zamanlar ifade vermeye de giderdik bazı filmler için. Nûjin (Yeni Yaşam, 2014) belgeselinin gala gösterimi polisler eşliğinde Yılmaz Güney Sineması’nda yapıldı. Kayıtlar tutuldu, o gece herhangi bir sorun yaşanmadı ama yıllar sonra ben ve yönetmen Veysi Altay hakkında dava açıldı. Veysi 2 yıl 6 ay, ben de 2 yıl 1 ay ceza aldık. Ayrıca yurtdışına çıkma yasağı da verildi. Mahkeme istinafa taşındı. Birkaç hafta önce istinaf mahkemesi, kararı bozan bir tebligat yolladı. Mahkeme 16 Haziran 2020’de tekrar görülecek. Belgesel gösterime gireli beş yıl oldu. Birçok yerde gösterildi, ödüller aldı ama ilginç olan sadece Yılmaz Güney Sineması’daki gösterimine dava açıldı. Aynı yıl içinde Bakur (Kuzey, 2015) belgeseli de sinemada gösterildi. Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’e gösterimden dolayı dava açıldı, benim de ifadem alındı ve dava halen devam etmekte.

Yılmaz Güney Sineması ile ilgili anlatılacaklar uzar gider. Yılmaz Güney Sineması başlı başına bir dönemin tarihi gibidir. Toplumun aynası olduğu gibi toplumsal bir bellektir. Yılmaz Güney Sineması Batman’ın en güzel anılarından biridir ve eminim birçok kişinin bu sinemayla ilgili anlatacak muhakkak bir anısı vardır.

Comments are closed.