Şu An Okunan
‘Özgür Sinema Bülteni’ – Aralık 2025

‘Özgür Sinema Bülteni’ – Aralık 2025

Seren Yüce’ye silahlı saldırı

Çoğunluk (2010), Masum (2017), Kasaba (2025) gibi yapımlarda imzası olan yönetmen Seren Yüce, 30 Aralık günü Şişli’deki evinde silahlı saldırıya uğradı. Evinin kapısını çalan kasklı bir saldırganın ateş açması sonucu yaralanan Yüce, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yüce’nin eşinin ihbarı üzerine adrese gelen polis ekipleri evde ve çevresinde inceleme başlatırken, saldırganın olay yerinden kaçtığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Soru işaretlerinin mevcudiyetini koruduğu saldırıya tepkiler yükseldi. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), “Sanata ve ifade özgürlüğüne yönelen bu şiddetin kabul edilemez olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz” ifadeleriyle saldırıyı kınadı. Sinema yazarı Şenay Aydemir ise X hesabından yaptığı paylaşımda sanatçılar üzerindeki baskıya ve linç kültürüne dikkat çekti: “Seren Yüce, kargocu olarak zillini çalan kasklı birisinin silahlı saldırısına uğradı. Ameliyata alınmış. Durumu iyi. Bir an önce aydınlatılsın bu saldırı. Sanatçıları bu kadar hedefe koyarsanız birileri görev çıkarır tabii!”


‘Gözleri Karadeniz’ işçisi Ahmet Emin Yavuk sette öldürüldü

ATV’de yayınlanan ve ani bir kararla final yapan Gözleri Karadeniz (2025) dizisi setinde çalışan Ahmet Emin Yavuk, 16 Aralık’ta Rize’de kaldıkları otelde çıkan kavgada ağır yaralandı. Kafa travması geçiren ve entübe edilen Yavuk, tedavi gördüğü yoğun bakım ünitesinde 25 Aralık günü hayatını kaybetti.

Sözcü’den Hazar Dost’un haberine göre Yavuk’un İstanbul’da yaşayan ailesi, 17 Aralık’ta yapım şirketi tarafından aranarak çocuklarının “düştüğü” ve hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini aktardı. Aile, gerçeği Rize’ye gelerek doktorlarla görüştükten sonra öğrendiklerini ifade etti. Olayın ardından 17 Aralık’ta gözaltına alınan dört kişi, savcılığın adli kontrol talebine rağmen aynı gün serbest bırakıldı. Yavuk’un hayatını kaybetmesinden kısa süre önce, şüpheliler hakkında adli kontrol uygulanmamasına yönelik savcılığın yaptığı itiraz da reddedildi. Yavuk’un vücudundaki bulguların basit bir düşmeyle açıklanamayacağını, aktif bir darp sonucu oluştuğunu belirten 19 Aralık tarihli Adli Tıp görüşüne karşın mahkeme, sanıklar hakkında tutuklama kararı vermedi. Yavuk’un ölümün ardından dört şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı; bir kişi 27 Aralık’ta tutuklanırken, iki kişi hakkında ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulandı. Öte yandan soruşturma dosyasına gizlilik getirildi.

28 Aralık’ta ise oyuncu Kerem Arslanoğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı videolu açıklamada Yavuk’un kaza sonucu değil darbedilerek öldürüldüğünü söyledi. Sinema TV Sendikası da yapımcı şirket O3 Medya‘ya görev ve sorumluluklarını hatırlatarak şeffaflık çağrısı yaptı. Sendika “Bu durum açıklığa kavuşana ve sorumluları cezalandırılana kadar sürecin yakından takipçisi olacağız” dedi.

Ahmet Emin Yavuk

DİSK’e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen), Yavuk’un ölümüyle ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na kapsamlı bir dilekçe sundu. Yavuk’un işveren tarafından sağlanan konaklama alanında uğradığı darp sonucu hayatını kaybettiğini belirtilen dilekçede işverenin yükümlülüklerini yerine getirmediği ve olayın üstünün örtülmeye çalışıldığı vurgulandı. Sektörde süregelen denetimsizlik ile 10 No’lu işkolu tanımının bu tür ölümleri sistematik hâle getirdiğine dikkat çekilerek olayın yalnızca adli değil idari ve kamusal sorumluluk boyutlarıyla da ele alınması, setlerin ve konaklama alanlarının etkin biçimde denetlenmesi talep edildi.


Galatasaray Üniversitesi’nden ‘Carol’a sansür

Galatasaray Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından sene sonu etkinliği olarak 24 Aralık’ta gerçekleştirilmesi planlanan Todd Haynes imzalı Carol‘ın (2015) gösterimi üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) tarafından iptal edildi. İçerdiği “LGBTİ+ unsurlar” gerekçesiyle filmi “sakıncalı” bulan SKS, gerekli izinleri alınmış olan gösterime ilişkin yasak kararını kulüp yönetimine sözlü olarak bildirdi. Kulüpten sosyal medya duyurularının kaldırılmasının istendiği, SKS’ye ait “görülmüştür” mührü olan afişlerin ise güvenlik personeli aracılığıyla kampüs içerisinden söktürüldüğü aktarıldı.

Carol

Tüm engelleme girişimlerine rağmen gösterimin gerçekleştiren GSÜ Sinema Kulübü, ayrıca bu olayın ardından kampüste sansür üzerine tartışmalar yapıldığını paylaştı: “Filmden önce tüm arkadaşlarımızla bir araya gelip Türkiye’de kuir görünürlük ve buna yönelik sansür üzerine konuştuk. Tüm bu ‘etkinlik iptali’ ile ilgili aktarımımızı paylaştıktan sonra İletişim Fakültesinden hocamız Doç. Dr. Ece Vitrinel’in katkılarıyla sansüre karşı nasıl bir süreç izleyebileceğimizi tartıştık. Tüm bu süreçte bizimle birlik olan herkese teşekkür ediyoruz. Sinemanın ve görünürlüğümüzün sansürlenmediği daha özgür günlere kavuşmak dileğiyle.”


Özkan Küçük: ‘Rojbash’ davasında bilirkişi raporu lehimize

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Sinema Filmlerini Sınıflandırma ve Değerlendirme Kurulu’nun “ticari dolaşıma ve gösterime sunulmasının uygun bulunmadığına” karar vererek eser işletme belgesi vermediği Rojbash (Merhaba, 2022) filmi bu nedenle Türkiye’deki sinemalarda gösterilemiyor. Kararın sanatsal ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunarak mahkemeye başvuran yönetmen Özkan Küçük, vizyon yasağına karşı açılan davanın seyrine ilişkin açıklamasında “Bilirkişi raporu lehimize çıktı” dedi ve ekledi: “Binbir emekle yaptığımız filmimiz Rojbash yakın bir zamanda özgür olarak sinema salonlarında seyircisiyle buluşacak.”

Rojbash

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın filme yönelik kararında hiçbir gerekçe bulunmuyor. MLSA Hukuk Birimi Direktörü Av. Veysel Ok, çoğunluğu Kürtçe olan bir filmin tercüman olmaksızın incelenerek reddedildiğini, filmin asıl yasaklanma nedeninin Kürtçe olması nedeniyle olduğunu vurgulayarak kararın Kürtçeye yönelik baskı ve yasaklamalardan bağımsız olmadığı ifade etmişti. Rojbash bir grup Kürt tiyatrocunun 25 yıl önce oynadıkları bir oyunu yeniden sahnelemek üzere bir araya gelişlerinin hikâyesini anlatıyor.

Rojbash davasının 16 Ocak tarihli duruşması saat 15:00’te Ankara 3. İdare Mahkemesi’nde görülecek.


Sinemacılar ‘insanca ücret’ talebiyle yürüdü

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeye çekilmesi, gelirde ve vergide adalet talebiyle 21 Aralık’ta İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlattı. DİSK’e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) üyeleri de “insanca ücret” sloganıyla kortejde yer aldı. 23 Aralık’ta Gar Meydanı’nda diğer emek örgütleriyle birleşerek Ulus’taki Atatürk Anıtı’na yürüyen DİSK üyeleri ve işçiler burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bölüşüm adaletsizliğine dikkat çekerek “Nüfusun yarısı servetin yüzde 2,8’ini alıyor; en zengin yüzde 1 yüzde 35’e sahip” dedi. Çerkezoğlu taleplerini de sıraladı: “Asgari ücret gerçek bir toplu pazarlıkla belirlenmeli, uyuşmazlık halinde grev hakkı tanınmalıdır. Asgari ücret, işçinin ailesiyle birlikte insanca yaşayabileceği bir düzeyde olmalı; büyümeden ve milli gelir artışından pay almalıdır. En az kişi başı milli gelirin yüzde 60’ı seviyesinde olmalıdır. En düşük emekli aylığı ise en az asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir.”

Görsel: Sine-Sen

2026 yılı için belirlenen net asgari ücret 28.075 TL olarak açıklandı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) ‘2025 Açlık ve Yoksulluk Sınırı‘ raporundaki verilerine göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) aralık ayı itibarıyla 30.143 TL‘ye yükseldi.


Gökhan Mezarcı adli kontrolle serbest

Belgesel yönetmeni ve gazeteci Gökhan Mezarcı, hayvan hakları savunucularının “Katliam Yasası” olarak bilinen 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun incelenmesine dair Birleşmiş Milletler’e (BM) başvurmak üzere Ankara Adliyesi önünde yaptığı açıklamayı takip ettiği sırada “kamu görevlisine hakaret” iddiasıyla gözaltına alındı. Mezarcı, 27 Aralık’ta adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gökhan Mezarcı

Tahta Parmaklıklar (2009), Gerçek Sokakta (2014) filmlerinde imzası olan Mezarcı, Bülent Gündüz’ün 2013 tarihli Roboskî Mon Amour belgeselinin de görüntü ve kurgu yönetmenliği yaptı.


‘Görünür Görünmez’ İstanbul Barosu gösterimi

Altyazı Fasikül’ün yeni serisinin videolarından oluşan Görünür Görünmez: Bir (Oto)Sansür Antolojisi (2024), İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu Fotoğraf, Belgesel Sinema ve Görsel Kültür Topluluğu etkinlikleri kapsamında yeniden İstanbul seyircisiyle buluşuyor. 8 Ocak günü İstanbul Barosu merkez binası terasında yapılacak Görünür Görünmez gösterimi saat 19:30’da başlayacak. Gösterimin ardından yönetmenlerle bir söyleşi de gerçekleştirilecek.

Görünür Görünmez: Bir Oto(Sansür) Antolojisi / Sevil

Altyazı Sinema Derneği’nin yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metraj belgesel olma özelliğini taşıyan Görünür Görünmez: Bir (Oto)Sansür Antolojisi, Türkiye’den sinemacı ve sanatçıların yükseklikleri giderek artan duvarların ardından sansür ve otosansür üzerine düşündüğü kolektif bir sorgulama.

Antoloji sekiz yönetmenin kolektif emeğiyle bir araya getirilen altı videodan oluşuyor. Küratörlüğünü Fırat Yücel’in üstlendiği Görünür Görünmez video serisinde Erhan Örs, Hakan Bozyurt ve Can Memiş’in Duvarlar, Sibil Çekmen’in Eksik Belgeseller, Nadir Sönmez’in Çark, Serra Akcan’ın Sevgili F ve belit sağ’ın Sevil adlı videoları yer alıyor. Fırat Yücel’in artistik direktörlüğünde, ekip içi fikir alışverişiyle oluşturulan antoloji Yücel’in imza attığı prolog niteliğindeki Tereddütler adlı videoyu da içeriyor.

Antolojide yer alan altı video hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayınız.

*Görünür Görünmez‘i mekânlarında göstermek isteyen öğrenci kulüpleri, kurum ve kolektifler Fasikül ekibine e-posta yoluyla ulaşabilir: [email protected]