Şu An Okunan
Filmmor’dan ayrılanlardan açıklama: “Dayanışma adına emek sömürüsü dayatılıyor”

Filmmor’dan ayrılanlardan açıklama: “Dayanışma adına emek sömürüsü dayatılıyor”

On üç kadın+ çalışanın 2016-2020 yılları arasında ayrımcılık ve şiddete maruz kaldıklarını açıklamalarının ardından Filmmor Kadın Kooperatifi’nde yaşananlar…

Filmmor Kadın Filmleri Festivali’ni düzenleyen Filmmor Kadın Kooperatifi’nde 2016-2020 yılları arasında çalışmış olan on üç kişi, bir metin kaleme alarak ayrımcılık ve şiddete maruz kaldıklarını açıkladılar. “Filmmor’dan Ayrılan Kadın+lar Olarak Açıklamamız” başlıklı metinde, “kadın düşmanlığı, transfobi, ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslamofobi, yaşçılık, sağlamcılık, beden ayıplama” içeren söylem ve eylemlerin Filmmor’daki çalışma alanına hakim olduğu belirtiliyor. Çalışanlar yaptıkları açıklamada, söz konusu süreçlere kendilerini maruz bırakanların, Filmmor’un koordinasyonunu yürüten Melek (Özman) Elhan, Ülkü Songül Özman ve Hülya Uğur Tanrıöver olduğunu dile getiriyorlar. Filmmor’da “örtülü transfobik” söylemlerde de bulunulduğunu ifade eden eski çalışanlar, trans bir kadın yönetmenin filminin “biyolojik erkek” olduğu imasıyla Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programından çıkarılmasının talep edildiğini aktarıyorlar. “Sistematik mobbing ve gaslighting, itibarsızlaştırma, yalnızlaştırma, taciz, emek sömürüsü, çalışanlara ait en temel hakların ihlali” gibi davranış ve eylemlerin Filmmor’da bir “iş yaptırma” biçimine dönüştürüldüğünün vurgulandığı açıklamanın tamamına şuradan erişebilirsiniz.

Açıklamada söz konusu davranışları sergileyenler arasında gösterilen Hülya Uğur Tanrıöver, ‘Suçlamalara Yanıt’ başlıklı bir metin yayınladı. Filmmor Kadın Kooperatifi’nin kuruluşundan bu yana gönüllü ve proje bazlı çalışmalarda bulunduğunu belirten Tanrıöver, Şubat 2020’den beri yürüttüğü İletişim Danışmanı sıfatıyla yaptığı açıklamada suçlamaları reddediyor. “Filmmor’da çalıştığım süre boyunca metinde isnat edilen suçların hiçbirini işlemediğini” dile getiren Tanrıöver, Filmmor’un çalışma alanlarında söz konusu suçların işlendiğine tanık olmadığını da ekliyor.

Öte yandan Filmmor’a 2016-2020 yılları arasında emek verenlerin yaptıkları açıklamanın ardından, Filmmor’da çalıştıkları ya da festivalde görev aldıkları süre içerisinde benzer davranışlara maruz kaldıklarını sosyal medya hesaplarından açıklayanlar da oldu. Sinema sektöründe çalışan Ege Başaran, kişisel hesabından yaptığı açıklamada, 2019 yılında Filmmor’da çalıştığı iki buçuk aylık süreçte şiddete maruz kaldığını dile getirirken 2017’de Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin basın danışmanlığı yapan Benan Tüfekçi de metinde yazılanlar altına kendisinin de imza atttığını dile getirdi. Ayrıca, on dört kişinin benzer sebeplerle Filmmor’dan ayrıldığı 2015 ve öncesine dair ifşalarda bulunan sosyal medya hesapları da oldu. “Filmmor’dan Ayrılan Kadın+lar Olarak Açıklamamız” başlıklı metni isimlerinin baş harfleriyle imzalayan on üç kadın+ eski çalışan, Filmmor başta olmak üzere tüm kurumların her türlü sömürü ve sistematik şiddete son vermelerini talep ediyorlar.

Filmmor’dan Veda

Söz konusu açıklama ve ifşaların ardından Filmmor Kadın Kooperatifi’nin yürütücüleri, 14 Şubat 2021’de sosyal medya hesaplarından bir metin paylaşarak kapanma kararı aldıklarını duyurdu. Şiddet ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını açıklayan eski çalışanların “dijital ‘cadı mahkemeleri'” kurmakla suçlandığı metinde Filmmor’un “bu nefret ikliminin parçası olmamak için” kapatıldığı beyan ediliyor. Mart 2021’de çevrimiçi yapılacağı açıklanan 19. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin bu durumdan nasıl etkileneceğine, düzenlenip düzenlenmeyeceğine ise değinilmiyor.

Kolektif bir yapı olarak tanımlanan Filmmor’un, söz konusu açıklamaya ilişkin bir tartışma ve eleştiri süreci yaşanmadan kapatılması sosyal medyada tepkiyle karşılanırken, Susma Bitsin platformu bir açıklama yayınlayarak 13 kadın+ çalışanın yazdığı ifşanın arkasından gelen sürecin takipçisi olduğunu duyurdu. Sinema-TV sektöründeki cinsel taciz ve ayrımcılıkla mücadele eden Susma Bitsin, “hesap verilebilirlik ilkesini tartışılmaz kılmak” istediklerini dile getirdiği açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Başta ifşayı gerçekleştiren arkadaşlarımız olmak üzere, sektördeki emek ilişkilerinde haksız muamele ve mobbinge maruz kalan tüm kadın ve LGBTİ+ların yanındayız.”

Kadın+’lar: Müzakereye Davet Etmiştik

Filmmor’un, söz konusu ifşanın öncesinde herhangi bir “itiraz, talep, mekanizma” söz konusu olmadığını, bunun yerine sanal ortamda mahkeme kurulduğu yönündeki açıklaması 13 kadın+’dan cevap geldi. Eski çalışanlar, Filmmor Koordinasyon Grubu’nu oluşturan Melek (Özman) Elhan, Ülkü Songül Özmen ve Hülya Uğur Tanrıöver’i bir e-posta göndererek müzakereye davet ettiklerini ancak cevap alamadıklarını belirtiyorlar. 13 kadın+, Jin News’a verdikleri söyleşide Filmmor’dan kendilerine yanıtın “kamusal olarak ifşa metni yayınladıktan sonra geldiğine” dikkat çekiyorlar.

Filmmor’dan Devam Kararı

On üç kadın+ çalışanın 2016-2020 yılları arasında ayrımcılık ve şiddete maruz kaldıklarını açıklamasının ardından 14 Şubat 2021’de kapanma kararı aldığını duyuran Filmmor Kadın Kooperatifi, 20 Nisan 2021’de düzenlediği çevrimiçi basın açıklamasıyla “yola devam” dedi. Filmmor adına toplantıda konuşan Ülkü Songül, eski çalışanların ifşa açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını yinelerken, feminist-hak savunucusu kurumlar ve feministlerin katılımıyla geniş bir danışma kurulu oluşturduklarını dile getirdi. Ayrıca, 19. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin 19-30 Haziran tarihleri arasında, pandemi nedeniyle çevrimiçi olarak yapılacağını duyurdu. Öte yandan Filmmor’a, “soruları yanıtlamak üzere” yapılacağı açıklanan basın toplantısına basından katılımın kısıtlı kaldığı ve yaşanan son süreçle ilgili tek taraflı bilgi paylaşımı yapıldığı yönünde eleştiriler getirilmekte.

Filmmor’dan Ayrılanlardan İkinci Açıklama

İlk ifşa metnini paylaşan on üç kadın+ çalışan, yaşanan olayların ardından “ikinci bir açıklama yapmayı elzem gördük” diyerek 21 Mayıs 2021 tarihinde bir açıklama daha yaptılar. Filmmor’un kapanmasını hiçbir zaman talep etmediklerini belirten eski çalışanlar, taleplerinin Melek (Özman) Elhan, Ülkü Songül Özman ve Hülya Uğur Tanrıöver’in “özeleştiri yapıp, Filmmor yönetim kurulundan istifa etmesi” yönünde olduğunu tekrarladılar. Maruz bırakıldıkları şiddet, ayrımcılık ve sömürüye dair hiçbir açıklama yapılmadığının altını çizdiler. Filmmor’un 20 Nisan 2021 tarihinde gerçekleştirdiği basın toplantısı hakkında da görüş bildiren eski çalışanlar, toplantıda “her türlü ayrımcılık, mobbing ve tacizin arkadaşlar arası şakalaşmaya indirgendiğini” dile getirdiler: “Bunun erkek faillerin tutumundan ne farkı var, bilemiyoruz.”

Eski çalışanlar ayrıca, kendilerinin söz konusu üç kişiye dava açtıkları yönünde basın toplantısında dile getirilen ifadelerin gerçekliği yansıtmadığını vurguladılar: “[B]izim tarafımızdan kendilerine açılan konuyla ilgili herhangi bir dava bulunmamaktadır. Şubat’ta yayınlanan ifşa metnini imzalayan kişilere suç duyurusunda bulunmuş, aramızdan sigortalı ve sözleşmeli tek kişiye de işçi aleyhine alacaklı davası açmışlardır. Üstelik hakkımızda hazırladıkları ve savcılığa verdikleri dosyada, metni yayınladığımız diller gerekçe gösterilerek etnik kimliklerimiz ve metnimizi yayınlayan basın yayın kurumları da hedef gösterilmiştir. Bu durumun kendisi bile metnimizde belirttiğimiz hususları nasıl yeniden ürettiklerini kanıtlar niteliktedir.”