Şu An Okunan
Yenilenen Atlas Sineması’nı Kim, Nasıl İşletecek?

Yenilenen Atlas Sineması’nı Kim, Nasıl İşletecek?

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul Sinema Müzesi projesi kapsamında restore edilen Atlas Sineması, 1 Mart’ta gerçekleştirilen törenle kamuoyuna tanıtıldı. Restorasyonu takip eden Film Yönetmenleri Derneği başkanı Reis Çelik, Artı TV’de yayınlanan Kültür Servisi programında sektör bileşenlerinin sinema ve müzenin işletmesinde rol oynamayacağını açıkladı. Peki Atlas Sineması’nı kim, nasıl işletecek?

Restorasyonu tamamlanan Atlas Sineması, 1 Mart’ta yapılan törenle açılarak kamuoyuna tanıtıldı. Ancak Atlas Pasajı’nda yer alan sinemanın ve İstanbul Sinema Müzesi’nin nasıl işletileceğine dair süreç şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütülüyor. 1948’de açılan Atlas Sineması, 1985’te Hazine’ye devredildikten sonra Türker İnanoğlu ve İrfan Atasoy tarafından işletilmişti. 2018’de başlayan restorasyon çalışmasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından, Anıtlar Kurulu’nun denetiminde yenilenen sinemanın işletmesinin bugün nasıl yapılacağı konusunda ise henüz resmî bir açıklama yapılmış değil. Önceki işletmenin iki ortağından biri olan İrfan Atasoy, Mart 2020’de yaptığı açıklamada “Kültür Bakanlığı tarafından kapanmaya mecbur bırakıldık”larını dile getirmiş, diğer ortak Türker İnanoğlu ise bunu yalanlayarak sinemayı ile Kültür Bakanlığı’nın projesi için tahliye ettiklerini açıklamıştı. Atlas Pasajı’nda yapılan restorasyon kapsamında, Türkiye tiyatro tarihinin en önemli sahnelerinden olan Küçük Sahne de orijinal işlevinden arındırılarak İstanbul Sinema Müzesi’ne dahil edildi. Açılış töreninde restorasyon ile ilgili bilgi verilirken, yeni işletmecinin kim olacağı ve sinema ile müzenin nasıl işletileceği konusunda bir aydınlatma yapılmadı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açılış töreninde yaptığı konuşmada, yürütülen restorasyon çalışmasıyla Atlas Sineması’nın aslına uygun bir şekilde yenilendiğini duyurdu. Bakan Ersoy ayrıca, İstanbul Sinema Müzesi’nin üçüncü katının “süreli sergi alanı olarak kullanılacağını” açıkladı. Bu katta şu an, Türk Sineması Araştırmaları (TSA) adına Barış Saydam’ın hazırladığı Karagöz’den Günümüze Temaşa: Osmanlı’da Sinematografın Yolculuğu başlıklı sergi yer alıyor. Önceden, biri büyük, üç ayrı salona bölünmüş olan Atlas Sineması, 1948’deki hali temel alınarak tek bir büyük salon olarak restore edilmiş. Sinemanın girişi önceden bulunduğu yerde, pasaja girildiğinde sağ tarafta kalıyor. Üç katlı İstanbul Sinema Müzesi ise, Atlas’ın karşısında, pasaja girildiğinde sol tarafta, önceden Kulis Bar Restoran (1948’ten itibaren) ve Küçük Sahne’nin (1951’den itibaren) bulunduğu yerde yapılmış. Bilet ücretleri öğrenci 15 TL, tam 30 TL olan (Müze Kart geçmiyor) müze şu an ziyarete açık. Açılış töreninin yapıldığı Atlas Sineması ise henüz faaliyetlerine başlamadı. Bilindiği üzere, sinema salonlarının yeniden faaliyete geçme tarihi İçişleri Bakanlığı’nın ek genelgesi ile pandemi tedbirleri kapsamında 1 Nisan 2021’e ertelenmişti.

Sinemanın ve müzenin işletmesiyle ilgili belirsizlik, Aslı Uluşahin’in hazırlayıp sunduğu, Artı TV’de 6 Mart Cumartesi yayınlanan Kültür Servisi programında da gündeme getirildi. Programda Uluşahin, Atlas Sineması’nın nasıl kullanılacağı yönündeki sorularını pasajdaki restorasyonu sinema sektörü adına takip eden Film Yönetmenleri Derneği (Film-Yön) başkanı Reis Çelik’e yöneltti. Uluşahin, açılışa katılanların, işletmeci olarak Mars Entertainment Group’un kurucu ortağı Muzaffer Yıldırım’ın1 adını andıklarına dikkat çekerek Çelik’e işletmeyi kimin üstleneceğini sordu. Sinema sektörü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında bu konuda birçok görüşme yapıldığını söyleyen Çelik, Film-Yön olarak Atlas Sineması’nın programını yapmaya talip olduklarını, ancak bakan Ersoy’un maliyetleri gerekçe göstererek bu teklifi geri çevirdiğini belirtti. İşletme konusunda Muzaffer Yıldırım ismini yalanlamayan Çelik, bakan Nuri Ersoy’un “hatrının geçeceği insanlara” işletmeyi vermeyi tercih ettiğini dile getirdi. Bakanın, “her zaman kazanacak değiller ya, biraz da yük çeksinler” yaklaşımıyla söz konusu kişilere Atlas Sineması’nın işletmesini teslim ettiğini söyleyen Çelik, sinema sektörü olarak süreci takip ettiklerinin altını çizdi.

Aslı Uluşahin’in hazırladığı Kültür Servisi programında Atlas Sineması’nın akıbeti gündeme geldi

Hatırlanacağı üzere, Beyoğlu’ndaki bir başka sembolik salon olan Emek Sineması’nın 2013 yılının Mayıs ayındaki yıkımına uzanan süreçte de benzer tartışmalar yaşanmıştı. Emek Bizim İstanbul Bizim inisiyatifi, tarihî sinema salonlarının geleceğinin ticari mantığa teslim edilemeyeceğini dile getirerek, kapısı sokağa açılan ve kamuya ait olan Emek Sineması’nın bulunduğu yerde korunması ve bağımsız sinema oluşumlarının ortak iradesiyle kamu yararına kullanılması gerektiğini savunmuştu. Bu görüşe destek mahiyetinde pek çok kitlesel yürüyüş ve eylem yapılmasına karşın, Emek Sineması, Turkmall’un CEO’su Levent Eyüboğlu’nun büyük ortaklarından olduğu Kamer İnşaat’ın projesiyle yıkılmış ve yerine yapılan Grand Pera AVM’nin en üst katında bir replikası (Emek Sahnesi) inşa edilmişti. Tıpkı Atlas Sineması’nın yenilenme sürecinde olduğu gibi, Emek Sahnesi’nin de gala ve film festivallerine ev sahipliği yapacağı söylenmişti. Ancak bugün, Emek Sineması’nın bulunduğu yerde korunması yönündeki görüşleri hiçe sayılan sinema sektörü bileşenlerinin büyük çoğunluğu Grand Pera AVM içindeki Emek Sahnesi’nde etkinlik yapmayı reddediyor. AVM’de yer alan diğer sekiz salon Cinemo adlı şirket tarafından vizyon filmlerine yer veren sinemalar olarak işletilirken, büyük çoğunluk konserlere sahne olan Emek Sahnesi’nin programı ise Emek Sanat ve Kültür Vakfı (ESKV) tarafından yürütülmekte.

Reis Çelik’in açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla Atlas Sineması’nın restorasyonu, Film-Yön’ün tavsiyesi doğrultusunda İstanbul Sinema Müzesi projesinin parçası kılındı. Çelik’in Kültür Servisi programındaki ifadelerinden bakanlığın müzenin içeriği gibi konularda da Film-Yön temsilcilerine danıştığı anlaşılıyor. Sonuç olarak Atlas Sineması önceden bulunduğu yerde restore edildi. Ancak işletmesi ve kullanımına dair şeffaflıktan uzak yürütülen süreç, Emek Sineması’nın yıkımına uzanan süreçteki tartışmaları akla getirmekte. Açılışta, İstanbul Sinema Müzesi bakanlık tarafından “Türkiye’nin ilk sinema müzesi” olarak sunuldu. Atlas Sineması da İstanbul’da ayakta kalan sayılı tarihî sinemalardan. Bu iki kültür mekânının kimler tarafından, ne gibi bir vizyonla işletileceği konusunun muğlak bırakılışı, özellikle de kamu yararına gerçekleştirildiği söylenen bir projede şeffaflık ilkesiyle ilgili ciddi bir açığa işaret etmekte.

Film-Yön başkanı Reis Çelik, Kültür Servisi programında, Atlas Sineması’nın ticari bir vizyon sineması olarak işletilmeyeceğini söyledi. Çelik programda sinemanın “tamamen bir festival sineması” olacağı yönünde bir mutabakat olduğunu ve işletmeyi kim üstlenirse üstlensin buna uyulacağını dile getiriyor. İstanbul Sinema Müzesi ve sergi alanıyla birlikte Atlas Pasajı’nın bir bütün olarak kültür odaklı fonksiyonlara sahip olduğu görülmekte. Buna karşın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın işletmeyi daha çok ticari tecrübeye sahip Muzaffer Yıldırım’a teslim ettiği söylenmekte. Ne Kültür Bakanı Ersoy ne de Yıldırım tarafından bu konuda resmî bir açıklama da yapılmadı. Sinema sektörüyle nasıl bir bağ kurulacağı, demokratik katılımın nasıl sağlanacağı, hangi film festivallerinin Atlas Sineması’nı kullanabileceği gibi konular muğlaklığını koruyor. Reis Çelik, müzenin bir film programı olacağından, ülke sineması ve yönetmen sineması odaklı toplu gösterimlerin yapılacağından; çektikleri filmlerin özel gösterimlerini Atlas’ta yapabileceklerinden söz ediyor. Ancak Çelik bu ifadeleri Film-Yön’ün üyesi olan yönetmenler adına sarf etmekte. Yenilenen Atlas Sineması’nın sinema sektörünün diğer bileşenlerinin, genç sinemacıların ya da Kültür Bakanlığı desteği almayan film festivallerinin kullanımına açık olup olmayacağı sorusu, ilerleyen süreçte Atlas’ın geleceğini şekillendirecek. Yeni işletmenin demokratik katılımı ilgilendiren bu gibi konularda nasıl bir politika izleyeceği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilişkisinin nasıl olacağı, herhangi bir özerkliğinin olup olmayacağı gibi kritik konular muğlak bırakılmış durumda.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yaptığımız Sinema Nereye? başlıklı Fasikül Tartışmaları seansında Emek Sineması ile Atlas Sineması süreçleri arasındaki benzerlik üzerine konuşulmuş ve Reis Çelik, Atlas Sineması’nın “işletme yapısında sinema sektörünün bir yerinin olması gerektiğini” belirtmişti. Kültür Servisi programıyla birlikte işletmeyi Muzaffer Yıldırım’ın üstleneceği yönündeki haberler doğrulanmış oldu. Ancak sinemanın hangi amaçla işletileceği, programlama kararlarının kimlerin katılımıyla verileceği gibi konular belirsizliğini koruyor.  

Muzaffer Yıldırım

Altyazı Fasikül olarak son edindiğimiz bilgiye göre İstanbul Sinema Müzesi ve Atlas Sineması’na dair iletişim çalışmasına başlandı ve konuyla ilgili detaylar ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacak. Gelişmeleri takip ediyor olacağız.

NOTLAR
1 Muzaffer Yıldırım, 2001 yılında Menderes Utku ile birlikte Mars Entertainment Group’u kurdu. Bünyesindeki, 700’den fazla salon işleten sinema zinciri Cinemaximum’un pazar payı nedeniyle, Mars Entertainment Group’a film dağıtımı alanında tekelleştiği yönünde eleştiriler getirilmişti. Muzaffer Yıldırım, Menderes Utku, Actera Group ve Esas Holding, 2016 yılında Mars Cinema Group’un hisselerinin tamamını satarak Güney Koreli CJ CGV şirketine devretmişti. NuLook Production adlı yapım şirketinin sahibi olan Muzaffer Yıldırım, Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu (2013) ve Ahlat Ağacı (2018), Yüksel Aksu’nun İftarlık Gazoz (2016), Emin Alper’in Kız Kardeşler (2019), Cem Yılmaz’ın Pek Yakında (2014) ve Karakomik Filmler (2019) gibi filmlerinin de aralarında olduğu birçok filmin ortak yapımcılığını üstlendi.