Şu An Okunan
Açılmak İsteyen Sinemalar

Açılmak İsteyen Sinemalar

Sinema salonlarının açılışı “sektörün talebi” üzerine Haziran başından Temmuz başına ertelendi. Peki bu cümledeki “sektör” kimlerden oluşuyor, kimleri dışarıda tutuyor? Sektörün, erteleme kararıyla ilgili görüşü alınmayan aktörleriyle konuştuk. Açılmak isteyen sinemalarla, seyirciyle buluşmak isteyen festivallerle…

Sinemaların açılışının “sektörün talebiyle” Haziran başından Temmuz başına ertelendiğinin açıklanması üzerine önemli bir soru tekrardan gündeme geldi: Kimdi bu “sektör”? Kimlerden oluşuyordu? “Sektörün genel eğilimi” denen şey neye karşılık geliyordu? Biz bu yazıda soruyu tersinden soracağız. O genel eğilime sahip olmayıp Haziran’da açılmak isteyen sinemalar da var mıydı? Bu salonların işletmecileri neler düşünüyor? Sektörün sektör olarak kabul edilmeyen parçaları erteleme kararına nasıl bakıyor? Sorularımızı Karaca Sineması’nın işletmecisi Serdar Arslan, Sinema Datça’nın işletmecisi Günhan Salepcioğlu, Beyoğlu Sineması’nın işletmecisi Utku Ögetürk’e ilettik, ayrıca çeşitli festivallerin direktörlerinden kısa görüşler aldık. Fakat önce süreci ve aktörlerini hatırlayalım.

BİR GECE YARISI KARARAN PERDELER

31 Mayıs 2021’de açıklanan “Haziran Ayı Normalleşme Tedbirleri” kapsamında sinema salonlarının 1 Haziran 2021’den itibaren %50 kapasiteyle hizmet verebilecekleri duyurulmuştu. Ertesi gün Beyoğlu Sineması, “Cuma & Cumartesi buluşalım mı?” diyerek seyircisini salonlara davet ediyor, Kadıköy Sineması hafta sonu özel seanslarıyla seyirciyle buluşacaklarını ilan ediyor, sinema seyircisi bu çağrıları coşkuyla karşılıyordu. Derken aynı günün akşamı, gece yarısına doğru sosyal medyada bir haber dolaşmaya başladı. Sinema salonlarının açılışı 1 Temmuz’a ertelenmiş ve bunu “sektörün kendisi” istemişti. İçişleri Bakanlığı’nın sitesinden hâlâ ulaşılamayan yeni bir genelgeyle duyurulmuştu karar. Çeşitli medya organlarının paylaştığı genelge metninde “Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler”den dem vuruluyor, bu temsilcilerden sinema salonlarının faaliyetlerine dair kısıtlamanın bir süre daha devam ettirilmesine dair talepler alındığı belirtiliyordu. 

Gece yarısına doğru sosyal medyada bir haber dolaşmaya başladı. Sinema salonlarının açılışı 1 Temmuz’a ertelenmiş ve bunu “sektörün kendisi” istemişti.

Peki kimdi bu sektör temsilcileri? Dağıtım şirketleri ve yapımcılar bu süreçte sessiz kalırken, SİSAY, yani Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği bir kamuoyu açıklaması yaptı. Erteleme kararı medyada yayınlanmadan hemen önce “Sinemalar Haziran’da değil, 1 Temmuz’da Açılmak İstiyor” başlıklı bir paylaşım yapan SİSAY, salonların programı yapılan filmlerin reklam ve tanıtımları için en az 3 haftalık bir süreye ihtiyaçları olduğunu bildirdi. Aradan yarım saat geçmeden ise, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz’a erteleme kararından ötürü bir teşekkür notu paylaştı. Bu açıklamalar sinemaların tümünün açılışı Temmuz’da yapmak istediklerine dair bir izlenim oluşturuyor. Oysa tüm sinema işletmeleri SİSAY üyesi olmadığı gibi, SİSAY içinde de Kadıköy Sineması gibi Haziran’da açılmayı arzulayan salonlar bulunmaktaydı.

Sinema yazarı Uğur Vardan’a göre sektörün genel eğilimi seyirciyi salonlara çekecek bir gişe filmiyle açılışı yapmaktı. Bunun için de Hızlı ve Öfkeli 9 (F9: The Fast Saga, 2021) uygun görülmüştü.

Pandeminin ilk aylarında vizyon filmlerinin dijital platformlarda gösterilmesine karşı yaptığı açıklamalarla da gündeme gelen SİSAY, sektörün “sinema salonu” kısmının en geniş temsiliyete sahip kuruluşu. Uzun zamandır hem dağıtım hem salon işletmeciliğinde tekelleşme emareleri gösteren CGV Mars Cinema Group’a ait Cinemaximum’un (2019 itibarıyla koltuk adedi üzerinden pazar payı %38,6’ydi) burada önemli bir ağırlığı olduğu su götürmez: SİSAY’ın sitesinde listelenen dernek üyesi işletmeler arasında, İstanbul’da 33 adet Cinemaximum sineması (çok salonlu AVM sinemaları bunlar) görülüyor; diğer tüm işletmelerin toplamı bu sayıya ulaşamıyor.

Ama onun dışında da, Cinemarine’den Avşar Sinemaları’na, Site Sinemaları’ndan Prestige’e, Cinetime’dan Cinens’e sinema zinciri adıyla anılabilecek çoğu şirket SİSAY üyesi. Ayrıca bazı bağımsız sinemalar, örneğin az önce andığımız Kadıköy Sineması da SİSAY üyesi… Kars Şehir Sineması da, Ankara Büyülü Fener sinemaları da… Fakat görünen o ki, derneğin bu geniş temsiliyet gücüne rağmen özellikle de kriz anlarında sektörel talep ve kararlarla ilgili ciddi fikir ayrılıkları olabiliyor. 1 Haziran’ı 2 Haziran’a bağlayan gece böylesi bir ayrılık ânına işaret ediyordu. Biz de konu hakkında farklı düşünen, Haziran başı açılmak isteyen sinema salonlarına ulaşmaya çalıştık, onların taleplerin dinledik.

Burada bir parantez. Konuyla ilgili Altyazı Fasikül’ün Twitter hesabından yaptığımız paylaşımın altında yaşanan diyalogda SİSAY’a, erteleme talebi yönünde dernek kararının alındığı Zoom toplantısına katılan üyeleri sorduk. SİSAY, bir liste tutulmadığını ancak ülke genelinde 54 işletmecinin 1 Haziran’da yapılan bu toplantıya katıldığını belirtti. Yazının devamında, SİSAY’ın erteleme talebine katılmayan, bu konuda farklı görüşe sahip sinema işletmecilerinin düşünce, ihtiyaç ve taleplerine yer vereceğiz.

BAĞIMSIZ SİNEMALARIN SÖZ HAKKI YOK

Pandeminin ilk döneminde çok sıkıntılı bir süreçten geçtiklerini belirterek destek çağrısında bulunan İzmir Karaca Sineması’nın işletmecisi Serdar Arslan, SİSAY’a üye olmadığını, “olur musun diye de hiçbir davet almadığını” dile getiriyor. Erteleme kararıyla sonuçlanan süreçte hiçbir noktada görüşlerinin alınmadığının altını çizen Arslan’a göre bağımsız sinemaların SİSAY’a üye olmasının alınan kararlar üzerinde bir etkisi yok: “Zaten SİSAY’a üye olan bağımsız sinemalar vardı. Alınan kararlara baktığımız zaman hiçbir etkilerinin olmadığı görülüyor.”

Muğla’daki Sinema Datça’yı işleten Günhan Salepcioğlu, SİSAY’a “yönetimi grup ve zincir sinemalardan oluşan bir yapı” olduğu için üye olmadığını belirtiyor: “Bizler gibi bağımsız sinemacıların hiç söz hakkı zaten olmuyor. Yönetim ne karar alırsa o uygulanıyor.” Salepcioğlu, daha önce SİSAY’ın Whatsapp grubunda olduğunu, kararlarına muhalif olduğundan gruptan uzaklaştırıldığını da ekliyor. Salepcioğlu’nun bu konuda aldığı bilgiye göre SİSAY yönetimi, üyeleriyle toplantı yapmadan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bu konu ile ilgili dilekçe vermiş. Salepcioğlu toplantı henüz gerçekleşmemişken SinemaPort adlı internet sitesinin salonların açılışının 1 Temmuz’a ertelenebileceğini yazdığına dikkat çekiyor. 

“Bizler gibi bağımsız sinemacıların hiç söz hakkı zaten olmuyor. Yönetim ne karar alırsa o uygulanıyor.” – Günhan Salepcioğlu

Utku Ögetürk ise işletmeciliğini yaptığı Beyoğlu Sineması’nın SİSAY’a üye olmadığını, erteleme kararıyla ilgili tartışmalar sırasında SİSAY’dan atılan bir tweet’le öğrenmiş. Zira Beyoğlu Sineması’nı Cem Altınsaray ile birlikte devraldıkları 2017’den önce, sinemanın işletmecilerinden biri de SİSAY’ın bir önceki başkanı İrfan Demirkol’muş. Kuşkusuz bu sebeple de sinemanın SİSAY üyesi olduğunu varsayan Ögetürk, “Türkiye’nin en eski ve kıymetli salonlarından birinin SİSAY’a üye olmadığı hiç aklıma gelmemişti” diyor, “bu benim hatam olabilir” diye de ekliyor.

Salepcioğlu gibi Ögetürk de Whatsapp grubuna eklendiğini, fakat orada yapılan tartışmaların bir faydası olduğunu düşünmediği için gruptan ayrıldığını iletiyor. Önceden İrfan Demirkol vasıtasıyla alınan kararlardan haberdar olduğunu söyleyen Ögetürk’ün dernekle irtibatı, Demirkol Haziran 2020’de SİSAY başkanlığından istifasından sonra tümüyle kesilmiş. Bu son süreçte de görüşlerinin alınmadığını söyleyen Ögetürk, SİSAY üyesi olan Kadıköy Sineması’nın da erteleme kararını desteklemediğine dikkat çekiyor.

KAPALIYKEN BORÇLANAN SALONLAR

Peki ne yapılabilirdi? Farklı bir karar alınabilir miydi? SİSAY genel sekreteri Fevzi Genç, CRI Türk’e yaptığı açıklamada “tüm sektör ortak hareket ettiklerini” ve “daha güçlü ve başarılı bir açılış” için erteleme talebinin yapıldığını aktarıyor. Peki tüm sinema salonları ortak koşullara mı sahip? Serdar Arslan, kararın “AVM içindeki sinemaların kapalı kalması konusunda alınması çok daha iyi olurdu” diyor ve ekliyor: “AVM içindeki sinemalar mücbir sebep nedeniyle kira ödemediği için bağımsız sinemalar umurlarında değil. Zaten onlar için bağımsız sinemalar kapansa da sorun yok. Ben kira ödemeye devam ediyorum.” 

Utku Ögetürk kararı iki açıdan değerlendiriyor: AVM sinemaları için olumlu, AVM dışı sinemalar için olumsuz. Ögetürk de kira konusundaki adaletsizliğe dikkat çekiyor. AVM içerisinde salonu olan ya da AVM’lere kira ödeyen sinemalar mücbir sebeplerden faydalanarak kapalı oldukları dönem kira ödemezken diğer sinemalar “kapalıyken dahi borçlanmaya devam ediyor.” Ögetürk’e göre bu salonların seyircisi artık geri dönmek istiyor.

“AVM içindeki sinemalar mücbir sebep nedeniyle kira ödemediği için bağımsız sinemalar umurlarında değil.” – Serdar Arslan

Günhan Salepcioğlu 13 Mart’ta salgın nedeniyle kapanma kararı alındığı günden beri kira ödemeye devam ettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Sadece kira olsa iyi, birçok kalem vergi bile ödüyoruz kapalı mekâna.” Haziran’da açılabilselerdi Sinema Datça’da bakanlığın Yerli Film Gösterim Desteği için göstermeleri gereken filmlerin gösterimine başlayabileceklerdi: “Sezon başlamadan bu gösterimleri bitirirdik, bu durumda ya vizyon filmlerden ya da bakanlık desteğinden vazgeçmek zorunda kalacağız.”

Bilindiği üzere, bakanlığın Yerli Film Gösterim Desteği’ne hak kazanmak için salonların yıl içinde 12 bakanlık destekli yerli filmi 12 hafta süresince göstermeleri gerekiyor.1 Tıpkı Sinema Datça gibi Karaca Sineması da salon başı 100 bin TL miktarındaki bu destek için verdiği film gösterim taahhüdünü yerine getirmesi gereken salonlardan. Aksi takdirde, şartlar pandemi koşullarına göre esnetilmezse bu salonlar söz konusu destekten mahrum kalacak. Bütün bunlar yan yana gelince, Haziran’ın, yani dört haftalık bir sürenin bağımsız sinemalar için aslında ne kadar kritik olduğunu görebiliyorsunuz.

Yerli Film Gösterim Desteği’nin ilkine hak kazanan Beyoğlu Sineması, 2020 yılında gösterilmesi gereken film sayısına pandemi sebebiyle ulaşamadıkları için herhangi bir ödeme alamamış. 2021 yılında açılan ikinci destek paketine ise başvurmamış. “Henüz 2020 yılındakini bitirmeden bir de 2021 yılındaki desteğe başvurmamız açıldıktan sonra sadece bakanlık destekli yerli filmlere yer vermemiz demekti ki, bu da Beyoğlu Sineması’nın seyircisine haksızlık olacaktı.” diyor Ögetürk ve fonun doğru tasarlanmadığını, özünde sinema salonlarını değil, yerli filmleri desteklemek için açılmış bir fon olduğunu vurguluyor: “Tabii ki yerli filmlerin desteklenmesi ve daha fazla seyirciye ulaşması için atılan adım önemli ancak konuyu doğru yerden ele alarak tartışmamız gerekiyor diye düşünüyorum.”

PROGRAMLANAMAYAN FESTİVALLER

Peki ya film festivalleri? Erteleme kararı onları nasıl etkiledi? Haziran ayında Ulusal ve Uluslararası Yarışma filmlerinin gösterimlerini gerçekleştirmeyi planlayan İstanbul Film Festivali’nin direktörü Kerem Ayan, “sekiz ayrı çizelge yaptım, delireceğim” diyor. Eğer sinemaların Haziran’da açılması yönündeki karar geri alınmasaydı, festivalin gösterimleri Kadıköy Sineması ve yenilenen Atlas Sineması’nda yapılacaktı, şu an ise valilik kararı bekleniyor. Valilik izni çıkarsa Haziran’da, çıkmazsa Temmuz’da sinemaseverler bu salonlarda İstanbul Film Festivali’nin filmlerini izleyebilecek. Her durumda farklı çizelge. 

Fikret Reyhan’ın yazıp yönettiği Çatlak (2020), İstanbul’da ilk kez 40. İstanbul Film Festivali’nde seyirci karşısına çıkacak filmlerden. Fakat Ulusal Yarışma’nın tarihi hâlâ belirsizliğini koruyor.

Bu konuda, Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin Ankara valiliğinden salon gösterimleri için aldığı izin emsal olarak görülebilir. Ancak Uçan Süpürge’nin gösterimleri, Cermodern, Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Çağdaş Sanatlar Merkezi gibi ticari sinema statüsünde olmayan salonlarda yapıldığı için konu yine de belirsizliğini koruyor. Öte yandan, bakanlık desteği ile gerçekleştirilen Sultanbeyli Kısa Film Yarışması’nın ödül törenini 17 Haziran’da Atlas Sineması’nda yapacağını duyurduğunu belirtelim. Bu konuda bir valilik kararı varsa tüm festivaller için geçerli olmalı diye varsaymak isterdik.

Festival gösterimlerinin nerede yapılacağına dair belirsizlik festivallerle birlikte salonları da etkiliyor kuşkusuz. Serdar Arslan, “Bu ay içerisinde Karaca Sineması’nda İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali olacaktı. Onu da yapamayacağız.” diyor. İzmir’de bu yıl ilk kez düzenlenecek bu festivalin direktörü Vecdi Sayar, 22:00 sonrası yasağından da olumsuz yönde etkilendiklerini belirtiyor. Önce gece gösterimleri varmış, sinemaların açılışı 22:00 sonrası sokağa çıkma yasağıyla birlikte duyurulunca yarışma filmlerinin gösterimlerini gündüze almışlar. Sayar da çizelge çıkmazından mustarip: “Programı kesinleştirdim. Bir gün sonra sinemalar yeniden kapandı… Şimdi yeniden düzenledim programı.” 

Konuştuğumuz herkesin ortak görüşü: Haziran ayı bağımsız sinemalar için cansuyu olabilirdi.

Salonlar Haziran’da açılmış olsaydı tüm bu belirsizlikler yaşanmayacak, seyirciler salgın önlemlerine uygun biçimde gerek gişe filmlerini, gerek bakanlık destekli Türkiye yapımlarını gerekse de festival filmlerini salonlarda izleyebilecekti. Hükümetin işletmelerle iletişim kurmadan, planlı hareket etmeden son dakikada duyurduğu açılma kararı, gerek bağımsız sinemaları gerekse de festivalleri şaşkına çevirmişe benziyor. Bütün bu plansızlığa rağmen bağımsız sinemalar perdelerini açmaya hazırdı; gösterilecek çokça film, ev sahipliği yapacak çokça festival de vardı. Konuştuğumuz herkesin ortak görüşü: Haziran ayı bağımsız sinemalar için cansuyu olabilirdi.


NOTLAR
1 Salepcioğlu’nun aktardığına göre, belli şartları (banka teminat mektubu ya da taşınmaz ipotek şartı) yerine getiren salonlara 2021 desteği peşin olarak verilmiş. Bu şartları yerine getiremeyen salonlara ise desteğin yarısı peşin olarak sunulmuş, diğer yarısının ödenmesi için 6 adet filmi 12 hafta süresince göstermeleri bekleniyormuş.